Muşmula (Döngel) Bilir misiniz?

https://www.flickr.com/people/allan_harris/

Muşmula, Güneydoğu Asya, Güney Avrupa, Türkiye’nin kuzeyi ve Kafkaslar’da yetişen, irice çalı formunda bir ağacın meyvesi.

Besin Değerleri: 100gr’lık porsiyonda;
– 0.5 gr protein
– 74 gr nem
– 0.1 gr yağ
– 88 kalori
– 1.3 gr lif
– 24 gr karbonhidrat bulunur.
Ayrıca; %15 demir, %5 B vitamini, %4.1 kalsiyum ve %1 protein barındırır.

Ningxia Medical University’de yapılan bir çalışmada, Muşmula ve alıç bileşiklerinin, belli patojenik bakteriler üzerinde iyi bir antibakteriyel etkiye sahip olduğu ortaya kondu.

Muşmula, diğer meyvelere oranla oldukça düşük şeker içerir.
Yüksek oranda nem içerdiği için detoksifikasyona yardımcı olduğu düşünülür.

Bu sene biz, orman vasfındaki araziden yabani muşmula toplayıp sirkesini kurduk.
Lezzetini nasıl anlatalım bilemiyoruz 🙂
Direk içilebilecek kadar yumuşak, salata, çorbaya tat verecek kadar lezzetli.

Doğal fermente gıdalara hakettiği kıymeti gün be gün veriyoruz şükür. Bu konuda ciddi bir bilinçlenme var.
Eminiz ki sizler de bilgi sahibisinizdir bu konuda.
O yüzden hadi gelin işin tarihine, birazcık keyifli tarafına bakalım birlikte.

Buyurun sirke’nin renkli tarihi:

  • Hipokrat (M.Ö. 420) yaraları iyileştirmek için sirkeyi kullandı.
  • Kartaca Generali (M.Ö. 200) ordusunun yolunu zorlaştıran taşları eritmek için sirke kullandı diye söylenir!
  • Keleopatra, aşk iksirini hazırlarken sirkeyi eklemeyi ihmal etmedi 🙂
  • Adli tıbbın öncüsü Sung Tse, otopsilerde enfeksiyondan kaçınmak için ellerin sirke ile yıkanmasını savundu.
  • 18. yy sonlarında, Amerika’lı doktorların yazılarından anlıyoruz ki pek çok hastalığın tedavisinde sirkeyi kullandılar.

Tıbbın babası olarak anılan Hipokrat’ın, bal ve sirkeden oluşan popüler ilacının ismi, ingilizce kaynaklarda Oxymel olarak geçer.
Bizde de, Osmanlı mutfağında “Sirkencubin” denir. 🙂

Sonuç olarak sirke, 2000 yılı aşkın bir süredir, yiyecekleri lezzetlendirme, korumak ve enfeksiyonla mücadele etmek için kullanılıyor.
Sirke hakkında bilimsel çalışmalar gün geçtikçe artıyor.
Birçok yeni bilimsel araştırma, sirke içmenin, sağlıklı yetişkinlerde ve diyabetli bireylerde karbonhidrat yüküne glikoz tepkisini azalttığını göstermiştir.
Sirke alımının kısa süreli doygunluğu arttırdığına dair bazı kanıtlar da vardır. (Kaynak)

Aslında sirke ile ilgili bir yazı dizisine başlasak, ve her bölümde belli rahatsızlıklar karşısında kullanımı ile ilgili yapılmış klinik deneyleri ve sonuçlarını türkçeleştirsek iyi olur diye düşünmeye başladık… ne dersiniz?

Dönelim mi muşmulaya? 🙂

Yukarıda dediğimiz gibi, muşmulaları ormandan topladık. Ağaçlar, ilacı-gübreyi bırakın, sulama görmediler.
Cam tanklarda 6 ay fermente ettik.
Sonuç olarak bizim pek beğendiğimiz muşmula sirkesi ortaya çıktı.
500 ml’lik cam ambalajlara koyduk, görücüye çıkarttık .
Hadi gittikleri evlerde neş’eye ve şifaya vesile olsunlar…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir