YAĞLAR VE KOMEDOJENİK ÖZELLİKLERİ

Cilt bakımında her geçen gün daha fazla önem kazanan doğal yağların kullanımı giderek yaygınlaşıyor. Ünlü kozmetik firmaları, ürünlerinin içerisinde değerli yağlara daha çok yer veriyorlar. Pek çoğumuz kullandığımız bakım ürünlerinin yanında bu yağları da direkt uyguluyor, günlük cilt bakım rutinimize dahil ediyoruz.

Yararı oldukça yüksek olan yağlar yanlış kullanıldığı takdirde komedonlara ya da akneye yol açabiliyor. Neyse ki yağlı ürünlerin tümü gözenekleri tıkamıyor. Cilt tipini göz önünde bulundurup yağların komedojenik özelliklerini de dikkate alarak seçim yapmak, olası bir akne ve siyah nokta sorununun önüne geçmek için iyi bir yol olacaktır… 

Komedon ve komedojen nedir?

Komedon oldukça sık rastlanan bir cilt problemi… Kozmetik ürünlerin bir kısmı, içindeki yağlar, parafin ve bazı kimyasal maddeler nedeniyle gözenekleri tıkayabiliyor. Komedon, kıl köklerinin içinde bulunduğu gözenekte kir, yağ vs. birikmesi ile oluşuyor. Bunlar, siyah noktalar ya da küçük beyaz kabarıklıklar şeklinde olabiliyorlar.

Komedojen, cilt gözeneklerini tıkayan anlamına geliyor. Bazı bakım ürünlerinin üzerinde yer alan “non comedogenic” ibaresi “komedon yapmaz” anlamına geliyor. 

Komedonlar ve akne oluşumu

Akne; kıl köklerinin ve sebum yani yağ salgılayan kanalların tıkanması sonucu bu bölgenin bakteriler tarafından iltihaplandırılması ile ortaya çıkıyor. İyi bakılmayan, temizlenmeyen bir cilt hele ki yağlı ise gözenekler tıkanıyor ve komedon oluşuyor. Bu komedonlar bakterilerin yerleşmeleri ve çoğalmaları için uygun bir yaşam alanı yaratıyor ve sonuçta ciltte kırmızı ve iltihabi şişlikler meydana geliyor. Ergenlikte hormonların aktive olup yağ salgılanması ile başlayan akneler yalnızca gençlerde değil, ilerleyen yaşlarda da görülebiliyor.

Yağlar ve komedojenik ölçek

Kozmetikte kullanılan yağlar ve bazı bileşenler, gözenekleri tıkama olasılıklarına göre sıralanıyorlar. Komedojenik ölçek denen bu sıralamaya göre 0 ile 5 arasında bir numaralandırma sistemi kullanılıyor ve yağların komedojenik özelliği arttıkça ölçekteki değeri de büyüyor. 

Yağlar, komedojenik özelliklerine göre şu şekilde derecelendiriliyorlar:

0 – Gözenekleri hiç tıkamaz

1 – Gözenek tıkama olasılığı çok düşük 

2 – Orta derecede düşük olasılık

3 – Orta olasılık

4 – Oldukça yüksek olasılık

5 – Gözenekleri tıkama olasılığı yüksek

Bu ölçeğe göre komedojenik derecesi 2 veya daha az olan yağlar gözenekleri tıkamıyor. 3 ve yukarısı ise özellikle akneye eğilimli ciltlerde bu problemin daha da artmasına neden olabiliyor. Özellikle yüzünüz için yağ kullanmak istiyorsanız; cildiniz hassas ise komedojenik derecesi 0-1, normal ise 2  olan bir yağı tercih edebilirsiniz. 

Komedojenik derecesi 0 olan yağlar cilt temizliğinde bile kullanılabiliyor. 1 dereceli yağlar ise akneden etkilenen bölgelere dahi uygulanabiliyor. 

2 dereceye sahip yağlar normal ve kuru ciltler için oldukça uygun… Mükemmel şekilde nemlendirip cildi onarırken sivilce izlerinden kurtulmak için bu yağları içeren ürünlerin kullanılması öneriliyor. 

Çok kuru bir cilde sahip olanlar için 3 ve üzeri derecedeki yağlar uygun oluyor ancak gözenekleri tıkayıp siyah nokta, akne gibi cilt sorunlarına yol açabileceği için dikkatli kullanılması gerekiyor. Bakım ürünlerinde sıkça kullanılan kakao yağı, hindistan cevizi yağı, buğday tohumu yağının besleyici özellikleri yüksek olmasına karşın komedojenik değerleri de üst seviyelerde… Bu grup yağlar özellikle kurumaya eğilimli dirsekler, dizler ve topuklar için ideal… 

Özetle; yağlı bir cilde sahip olup akneye ve siyah noktalara meyilli iseniz yüksek komedojenik özellikli yağlardan kaçınmanız gerekiyor. Daha kuru cilde sahip iseniz yumuşatıcı özellikli, orta dereceli bir yağı tercih edebilirsiniz.

Sonuçta herkesin cilt tipi, çevresel faktörler, tüketilen su miktarı vs. farklı olup her yağ cildi başka şekilde etkileyebiliyor. Örneğin son derece faydalı olan avokado yağı, yağlı cilde sahip bazı kişiler için besleyici olabilirken, yağlı cilde sahip olan bir başkası için akne oluşumunu tetikleyebiliyor. 

Yaygın olarak kullanılan bazı yağların komedojenik değerleri ve hangi cilt tipine uygun olabilecekleri konusunda bu tablo size yol gösterecektir:

Yağ Komedojenik Değerlendirme Cilt Tipi

Argan yağı 0 Çoğu cilt tipi

Siyah Frenk üzümü çekirdeği yağı 0-1 Kuru/Hassas cilt

Yabanmersini çekirdeği yağı 0-1 Çoğu cilt tipi, özellikle yağlı, akne eğilimli

Shea yağı 0-2 Normal/Kuru/Çok kuru cilt

Ayçiçek yağı 0-2 Çoğu cilt tipi

Mango yağı 0-2 Çoğu cilt tipi

Hint yağı 1 Yağlı/Akne eğilimli dahil çoğu cilt tipi

Üzüm çekirdeği yağı 1 Çoğu cilt tipi

Fındık yağı 1 Çoğu cilt tipi, özellikle hassas, akne eğilimli

Nar çekirdeği yağı 1 Çoğu cilt tipi, özellikle olgun cilt

Kuşburnu yağı 1 Yağlı/Akne eğilimli cilt

Ceviz yağı 1-2 Çoğu cilt tipi

Tatlı badem yağı 2 Kuru/Hassas/Akne eğilimli cilt

Kayısı çekirdeği yağı 2 Karma/Kuru cilt

Brezilya cevizi yağı 2 Kuru/Olgun cilt

Çörek otu yağı 2 Karma cilt

Jojoba yağı 2 Yağlı/Akne eğilimli dahil çoğu cilt tipi

Zeytinyağı 2 Kuru/Akneli cilt

Kabak çekirdeği yağı 2 Çoğu cilt tipi

Çuha çiçeği yağı 2-3 Yağlı/Akne eğilimli/Karma cilt

Macadamia yağı 2-3 Kuru cilt

Avokado yağı 3 Çoğu cilt tipi

Hurma çekirdeği yağı 3 Kuru cilt

Susam yağı 3 Kuru/Tahriş olmuş cilt

Havuç tohumu yağı 3-4 Kuru/Olgun cilt

Kakao yağı 4 Akne eğilimi olmayan yağlı cilt-Vücut için ideal

Hindistan cevizi yağı 4 Çok kuru cilt-Vücut için ideal

Keten tohumu yağı  4 Çok kuru cilt-Vücut için ideal

Palmiye yağı 4 Çok kuru cilt-Vücut için ideal

Soya yağı 4-5 Çok kuru cilt-Vücut için ideal

Buğday tohumu yağı 5 Çok Kuru/Hasarlı, lekeli cilt

Tek bir yağın komedojenik değerine bakarak seçim yapmak kolay olmakla birlikte krem, losyon ya da serum gibi bakım ürünleri birden fazla yağ ve maddenin karışımından oluştuğu için bu değerlendirmeyi yapmak daha zor olabiliyor. Çoğu kozmetik losyonlar ve kremler; yağlar, alkoller ve diğer kimyasal bileşenlerden oluşuyor. Su ve yağın bir arada tutulmasını sağlayan emülsifiye edici ve yumuşatıcı bileşenler de her zaman cilt dostu olmuyor. Bunlardan uzak durulması gerekenlerden bazıları miristil ve izopropil miristat, izosetil, oktil ve izopropil stearat, heksadesil alkol… Su bazlı formülasyonların gözenekleri tıkama olasılığının daha düşük olduğunu da söyleyebiliriz…

En doğru yol, cildinizi iyi tanımak ve tepkilerine göre hareket etmek… Tabii bunu söylerken cildinizi “deneme tahtasına” çevirmenizi kesinlikle önermiyoruz. Herkesin yararlı bulduğu bir üründen siz fayda göremeyebilirsiniz. Önemli olan o dönem cildinizin ihtiyacının ne olduğunu bilmek ve seçiminizi ona göre yapabilmek… Özellikle tercihinizi doğal bakım ürünlerinden yana kullanırsanız riski de en aza indirmiş olursunuz…

Bakım ürünlerimizi hazırlarken, yağları en dengeli şekilde kullanmaya özen gösterdik ve gözenekleri tıkamadan nemlendirmesini, korumasını esas aldık. Dilerseniz aromaterapi bölümümüzdeki sabit yağlardan cilt tipinize uygun olanı seçerek cildinize daha fazla destek sağlayabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kargo süreçleri ile ilgili bilgi vermek istiyoruz. Lütfen tıklayın!

Kapat