Her Şeyiyle Özel Bir Bitki: Gül

gül

Bilinen adıyla gül, Latince adı Rosa damascena mill L… Hem görünüşü hem de kokusu ile hemen herkesin hayranlık duyduğu bu özel bitki, Rosaceae familyası çiçeklerinin en önemli türlerinden biri… Gülün, 200’den fazla türü ve 18.000’den fazla çeşidi tespit edilmiş…

Rosaceae familyasının eski bir bitki olduğuna dair kanıtlar bulunuyor. Amerika’da 30 milyon yıllık gül fosilleri bulunmuş. Türkiye, İran, Bulgaristan ve Hindistan başta olmak üzere tüm dünyada yetiştiriliyor. Süs bitkisi olmasının yanı sıra faydalarından dolayı parfüm, ilaç ve gıda endüstrisinde kullanılıyor.

Gül ve kullanım alanları

Gül bitkisinin çiçek, yaprak, çanak (kuşburnu) gibi çeşitli bölümlerinden farklı formlar elde ediliyor. Gül yağı, taze çiçeklerin damıtılmasıyla elde edilen uçucu bir yağ olup yaklaşık 3000 çiçekten çok az miktarda elde edilebiliyor. Bu nedenle gül yağı çok pahalı ve tağşişe çok yatkın… Hidrosol ya da gül suyu ise gül yapraklarından damıtma yolu ile elde ediliyor ve içerisindeki gül yağı ayrıştırılmadığı için kıymetli ve yoğun kokulu oluyor. 

Gülün içinde sağlığa faydalı terpenler, glikozitler, flavonoidler ve antosiyaninler gibi birçok bileşen bulunuyor. Yapılan bir araştırmada gül uçucu yağında 95’ten fazla makro ve mikro bileşen bulunmuş. Tanımlanan ana bileşikleri; sitronellol, nonadekan, geraniol, nerol ve kaempferol olarak sıralayabiliriz. Bitkinin tıbbi işlevleri kısmen fenolik bileşiklerin bolluğuna bağlanıyor. İçerisindeki fenolik maddeler; antioksidan ve serbest radikal temizleyici etkisi nedeniyle antikanser, antienflamatuar, antimutajenik ve antidepresan gibi geniş bir farmakolojik aktiviteye sahip…

Gül halk arasında, karın ve göğüs ağrısının tedavisi, kalbin güçlendirilmesi, regl kanaması, sindirim sorunlarının tedavisi ve özellikle bademcik iltihabının azaltılmasında kullanılmış… Gül yapraklarıyla yapılan çay boğaz ağrısını yatıştırmak için kullanılırken, Kuzey Amerika Kızılderili kabileleri, öksürüğü hafifletmek için çocuklara gül bitkisinin kökünü öksürük ilacı olarak veriyorlardı. Gül yağının, rahatlatıcı etkisi nedeniyle depresyon, sinir, stres ve gerginliğe iyi geldiği de biliniyor. Buhar tedavisi ise bazı alerjiler, baş ağrıları ve migren için faydalı… Gül suyunun gözdeki enfeksiyonlarda antiseptik olarak çok değerli olduğu da söyleniyor…

Gül suyu ve cilt faydaları

Gül suyu, nemlendirme ve yaraları iyileştirme özelliği ile cilt sağlığı için de oldukça faydalı… Bu nedenle cilt bakımında kullanımı oldukça yaygın. Tüm cilt tipleri için uygun olmasının yanında özellikle kuru, hassas veya yıpranmış ciltler için değerli… Tonik olarak kullanıldığında cildi sıkılaştırıcı etkisi bulunuyor. Aynı zamanda cilt yüzeyinin hemen altındaki genişlemiş kılcal damarlardan kaynaklanan kızarıklığın azaltılmasına yardımcı olduğu da biliniyor.

Gül, geniş spektrumlu antimikrobiyal aktiviteye sahip… Uçucu yağ ve hidrosol bu etkileri gösteriyor. Gül yağının ana bileşenleri olan sitronellol, geraniol ve nerol maddelerinin antibakteriyel etkisi bulunuyor. Bu özelliği ile kesik ve yanıkların iyileşmesi sırasında enfeksiyonla mücadeleye yardımcı olabiliyor.

Gül suyunun en büyük faydalarından biri de güçlü antienflamatuar özelliği… Bu özellik hem ciltte hem de bedendeki birtakım iltihabi durumların tedavisine yardımcı olabiliyor. Özellikle tahriş olmuş cildi yatıştırdığı, egzama ve rosacea’da görülen şikayetleri azalttığı düşünülüyor. 

Gül yaprakları, hücrelerin hasardan korunmasına yardımcı olabilecek güçlü antioksidanlar içeriyor. İçindeki başlıca antioksidanlar olan quercetin ve C vitamini sayesinde, hücre hasarına yol açan potansiyel lipid peroksidasyonunu engelleyici etkiye sahip… Bu etki güçlü hücre koruması sağlıyor. 

Gül suyu ve yağını temin ederken doğal olduğundan emin olmak gerekiyor. Sentetik gül içeriklerinin hiçbir tedavi edici değerinin bulunmadığını da önemle belirtmek isteriz…

Gül suyunun kullanımının genellikle güvenli olarak kabul ediliyor. Gül yağını ise cilt tipinize uygun, taşıyıcı bir yağ ile seyrelterek uygulayabilirsiniz.

Cildi yatıştırıcı ve sakinleştirici özelliği ile gül hidrosolünü bakım ürünlerimizde kullanıyoruz. Bu değerli bileşeni de içeren kombucha etkili yüz toniğimiz, düzenli kullanımda cildi aydınlatıcı ve gözenekleri sıkılaştırıcı etki gösteriyor.

Kaynaklar

•SMEDA, Rose Water, Ön fizibilite çalışması, Mart 2008.

Mohammad Hossein BoskabadyMohammad Naser Shafei, Zahra Saberi, and Somayeh Amini. Pharmacological Effects of Rosa Damascena. Iran J Basic Med Sci. 2011 Jul-Aug; 14(4): 295–307.

•healthline.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir