Aromaterapi ‘Güzel Koku’ dan mı ibaret? – 2 –

Bu güzel kokularla hastalıkların önlenmesi ve tedavi edilmesi mümkün mü?

Daha önceki yazımızda bahsettiğimiz medikal ve holistik aromaterapinin avantaj ve dezavantajlarını paylaşarak başlayalım.

Holistik yaklaşımlı aromaterapinin avantajları: Bütünsel dengenin yeniden sağlanması, son derece düşük yan etki riski, kişinin duygu durumunda olumlu artış

Holistik yaklaşımlı aromaterapinin dezavantajları: Akut hastalıklarda sınırlı etki, çok fazla bozulmuş denge durumlarında fazla etkili olmaması, düzenli uygulama mecburiyeti

Medikal Aromaterapinin avantajları: Akut durumlarda kısa sürede etki, doğru kullanımda aynı zamanda bünyenin iyileşmeye yardımcı olması.

Medikal Aromaterapinin dezavantajları: Kronik hastalıklarda sınırlı etki. Fiziksel durumlar dışındaki denge bozulmalarında sınırlı yaklaşım, hassasiyet ve irritasyon durumlarında risk.

Aromaterapinin bilimsel olarak kabul edilmesi ve kliniklerde / hastanelerde uygulanabilmesi için sistemli, kontrollü ve ölçülebilir olması gerekiyor. Ülkemizde de artık bütünsel yaklaşımlı doktorlar uzman aromaterapistlerle birlikte çalışabiliyorlar. Ki bu bize göre çok heyecan verici bir gelişme. 

Uçucu yağların kullanımları aslında cilt bakımı ve aromaterapi ile sınırlı değil demiştik. Gıda endüstrisinde, veterinerlikte, ilaç endüstrisinde, ortam kokulandırmada ve parfümeride de kullanılıyor.

Önemli olan şu ki; aromaterapide, cilt bakım ürünlerinde, ortam kokulandırmada hatta parfümlerde doğal uçucu yağların kullanılması gerektiğine inanıyoruz. Biliyorsunuz kokular sentetik olarak da elde edilebiliyor. Biz sentetik olanlara  esans denmesinin daha uygun olduğunu düşünüyoruz.

Bu noktada bir de hidrosollerden söz etmek istiyoruz.

Biliyorsunuz bitkilerdeki uçucu yağı çıkarmak için kullanılan distilasyon işleminde bu yağlar suyun üzerinde birikir ve daha sonra sudan ayrılırlar. Ama o suya mutlaka bitkinin şifası geçer. İşte bu aromatik sulara hidrosol deniliyor. Gül suyu, lavanta suyu, kekik suyu…gibi.

Geleneksel Bakır İmbik
Modern Distilasyon Cihazı

Hidrosoller seyreltilmeden doğrudan kullanılabilirler. İçilerek de kullanılabilir ama kullanım oranları yağlardan çok farklıdır. Çocuklar ve hayvanlarda da güvenle kullanılabilirler.

Uçucu yağlarınızı ya çok güvendiğiniz bir yerden ya da kendisini kanıtlamış markalardan temin etmelisiniz. Ambalajın  üzerinde mutlaka bitkinin latince ismi yazılmış olmalı. Çünkü aromaterapinin tüm bilimsel çalışmalarında ortak dil olarak latince kullanılıyor. 

Aynı cins bitkinin farklı türleri olabileceği gibi aynı türün farklı tipleri de olabiliyor. Ve farklı türler ya da tiplerin etki alanları, kullanımları, dozajları…herşeyi farklı olabiliyor.

Bilinen  2 aromaterapik uçucu yağ üzerinden örnek verirsek daha iyi anlaşılabilir.

Lavanta diyelim. Lavantanın farklı türleri vardır. Türlerin etkileri de farklılıklar gösterir. Bir türü sakinleştirir, diğeri üst solunum yolu enfeksiyonlarında etkilidir bir diğeri kronik enfeksiyonlarda kullanılır. Ama hepsinin ana ismi lavantadır. Lavantanın daha çok sakinleştirici etkisinden faydalanmak istiyorsak lavandula angustifolia türünü kullanmamız uygun olacaktır. İşte bu türlerin isimleri de bütün dillerde aynı olmalıdır ki, seçim yaparken ona göre seçelim ya da bir makale okuduğumuzda hangi türünden bahsedildiğini anlayabilelim.

Bir de aynı türün içinde farklı tipleri olanları var. Kekik bunlara iyi bir örnek. Kekik bitkisinin aynı türünün  farklı tiplerinin içerikleri ve oranları çok farklıdır. Bir tipi çocuklarda kullanılabilirken diğer bir tipi tahriş edicidir.

Kekik yağının aynı türden 3 tipi vardır. İsimlerini yazınca daha iyi anlaşılacağını umuyoruz:

Kekik Yağının latince ismi Timus Vulgaris.

Yani aldığınız kekik yağının ambalajında bu isim yazılıdır. Bu kadar yazıp bırakabilirler. Ama yetmez. Tiplerinin isimlerini yazalım: linalool, geraniol, tymol. Mesela linalool tipi yumuşaktır ve çocuklara-yaşlılara rahatlıkla kullanılabilir. Ama timol tipi tahriş edicidir ve mukusa zarar verebilir.

Biliyoruz, biraz sıkıcı oldu belki. Aromaterapist olmayan kişilerin bunları bilmeleri gerekmiyor elbette. Ama doğru yerden satın almanın, güvenilir uzmanlardan destek almanın önemine dikkat çekmek istedik.

Bildiğiniz gibi bir konu popüler olduğunda istismarcıları herkesten önce ortaya çıkar. Hani artık her yol kenarı tezgahın yöresel, doğal, organik kelimelerini şuursuzca (belki de şuurlu olarak!) etiketlerini kullanması gibi.

Aromaterapik yağ adı altında ucuz fiyatlara satılan yağların kalitesiz bir taşıyıcı yağa damlatılmış sentetik esans olup olmadığını bilmek mümkün mü?

Sadece yerli uyanıklar değil, 1970 lerden itibaren uçucu yağların önemini farkeden yabancı uyanıklar da var. Onlar daha kalıcı zarar verdiler.

Köy çocuklarının eline üç beş kuruş verip dağlardan bitki toplatanları duymuşsunuzdur. Kökleriyle yolunan bu endemik bitkiler hem zaman içinde ciddi zarar gördüler hem de başka diyarlarda başka isimlerle tanıtılıp bize satıldılar. Neyse ki konunun önemini çok iyi bilen uzmanlar yetişiyor artık.  Onlar sayesinde, iklimi sebebiyle ülkemizin tıbbi aromatik bitki çeşitliliği açısından çok zengin bir cennet olduğunu biliyoruz. Henüz etkileri saptanmamış, litaratüre dahi geçmemiş çok fazla bitkiye sahip olduğumuz düşünülüyor.

Daha çok uçucu yağın, daha yüksek kalitelerde ve yerli üreticiler tarafından üretileceği; çok çok daha bilinçli kullanılıp satılacağı günlerin hayalini kuruyoruz…

Bu hayale ortak edebildiysek sizi ne mutlu bize.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir