Kreminiz mi yetmiyor, yoksa cildiniz başka bir şey mi istiyor?
Ekim geldi, belki kaloriferler yanmaya başladı. Sabah kreminizi özenle sürüyorsunuz, cildiniz rahatlıyor. Öğle olmadan o his yeniden beliriyor: gerginlik. Bir yandan da alnınız hafif hafif parlıyor.
"Bu krem artık bana yetmiyor" deyip daha yoğun bir krem arayışına mı giriyorsunuz?
Çoğumuz öyle yapıyoruz :)
Oysa bazen sorun kremin kendisi değil. Cildin suyu nasıl tuttuğunu, onu neyin kaçırdığını ve hangi içeriğin ne işe yaradığını anladığımızda, "cilt nasıl nemlendirilir?" sorusunun cevabı da netleşiyor.
Bu cilde su mu lazım, yağ mı, yoksa ikisi birden mi?
Hadi bu soruyu birlikte biraz eşeleyelim.
Kuru Cilt ile Susuz Cilt Aynı Şey mi?
Günlük dilde ikisine de "kuruluk" diyoruz. Ama aslında iki farklı durumdan söz ediyoruz.
Kuru cilt, cildin yeterince yağ (lipit) üretmediği bir cilt tipidir. Mevsimden mevsime pek değişmez, kişinin doğasıyla ilgilidir.
Susuz cilt ise cildin en üst katmanındaki suyun azaldığı geçici bir durumdur.
Ve işin ilginç yanı şu: Yağlı, karma, normal… her cilt tipinde görülebilir.
Cildin en dış tabakası (stratum korneum) suyu iki şey sayesinde tutar: hücrelerin içindeki doğal nemlendirici faktörler (NMF) ve hücrelerin arasını dolduran lipitler (Rawlings ve Harding, 2004). Alnınızı parlatan sebum ise bambaşka bir şey.
Yani cildinizin gün içinde yağlı - parlak görünmesi, onun suya ihtiyacı olmadığı anlamına gelmiyor.
Kendinize şu soruları sorabilirsiniz:
- Yüzünüzü yıkadıktan kısa süre sonra gerginlik hissediyor musunuz?
- T bölgeniz parlarken yanaklarınız mat ve gergin mi kalıyor?
- Isıtmalı ortamlarda ya da mevsim geçişlerinde cildiniz daha donuk mu görünüyor?
Bunlara "evet" diyorsanız, cildiniz belki de yağdan çok suya ihtiyaç duyuyordur.
Mevsimden bağımsız olarak yıl boyu pul pul, kuru ve yağsız bir his ise daha çok kuru cilt tipi olduğunu düşünürüz.
Elbette bunlar tek başına bir teşhis değil. Ama cildinizin size verdiği ipuçları olabilir. Kendi cilt tipinizi daha yakından tanımak isterseniz Cilt Testimizi de deneyebilirsiniz.
Cilt Nemi Nerede Tutar?
Cildin en dış tabakasını bir tuğla duvar gibi düşünün. Tuğlalar ölü deri hücreleri, aralarındaki harç ise lipitler (Lin vd., 2017).
Duvar sağlamken su içeride kalır. Harçta boşluklar oluştuğunda ise su, cildin yüzeyinden sessizce buharlaşıp gider. Buna transepidermal su kaybı diyoruz.
Güncel bir derleme, cilt bariyerini aslında birbirine bağlı dört katmanlı bir sistem olarak ele alıyor: fiziksel, kimyasal, mikrobiyolojik ve bağışıklıkla ilgili katmanlar.
Aynı derlemede, nemlendiricilerin birçok çalışmada bu su kaybını azalttığı aktarılıyor (Rajkumar vd., 2023).
Yani nemlendirmek yalnızca cilde su vermek değil. O suyu içeride tutan duvara da destek olmak demek.
Cildimiz Neden Susuz Kalır?
Çoğu zaman maalesef farkında olmadan…
Birincisi, hava. Kapsamlı bir derlemede düşük nem ve düşük sıcaklığın cilt bariyerinin işlevini genel olarak zayıflattığı, cildi dış etkenlere karşı daha hassas hâle getirdiği sonucuna varılmış (Engebretsen vd., 2016).
Kaloriferli bir oda ya da klimalı bir ofis, dışarıdaki kış soğuğu kadar etkili olabiliyor.
İkincisi, temizlik. Sert yüzey aktif maddeler kiri alırken cildin kendi lipitlerini ve doğal nemlendirici faktörlerini de kısmen uzaklaştırabiliyor (Ananthapadmanabhan vd., 2004).
Bu konuyu Yüz Temizleme Jeli Nasıl Seçilir? yazımızda uzun uzun konuşmuştuk; kısaca hatırlatalım: "gıcır gıcır" hissi, cildinizin istediği bir şey değil.
Üçüncüsü de bizi ilk öğrendiğimizde epey şaşırtan bir detay: saat. Cildin su kaybı gün boyu sabit kalmıyor. Gönüllülerle yapılan bir çalışmada, cildin geçirgenliğinin akşam ve gece saatlerinde sabaha göre daha yüksek olduğu gözlemlenmiş (Yosipovitch vd., 1998).
Cildin günlük ritmini merak ederseniz, Gece Bakımı Ne Demek? yazımıza da göz atabilirsiniz.
Nemlendirici Ciltte Nasıl Çalışır?
Bir nemlendiricinin içinde aslında üç farklı iş yapan içerik grubu bulunabilir.
Nem çekiciler (humektanlar) küçük birer mıknatıs gibi çalışır, suyu cildin alt katmanlarından yüzeye doğru çeker. Gliserin, hyaluronik asit ve aloe vera bu gruptadır.
Yumuşatıcılar (emolyentler) cildin üst tabakasına karışır, tuğlaların arasındaki boşlukları doldurur ve dokuyu yumuşatır. Bitkisel yağların çoğu bu işi görür.
Kapatıcılar (oklüzifler) ise cildin üzerinde ince bir örtü oluşturur. Tıpkı bir bardak suyun üzerine kapak koymak gibi, buharlaşmayı yavaşlatır. Balmumu ve shea yağı gibi daha yoğun içerikler bu gruptadır.
Peki neden üçünü birlikte düşünmek gerekiyor?
Çünkü nem çekici içerikler suyu havadan değil, büyük ölçüde cildin kendi alt katmanlarından taşır. Kuru bir havada bu nemin üzeri örtülmezse, geldiği gibi buharlaşıp gidebilir.
Yalnızca hyaluronik asitli bir serum sürüp üzerine hiçbir şey sürmediğinizde cildinizin bir süre sonra yeniden gerildiğini hissettiyseniz, nedeni belki de buydu.
Hadi şimdi, kozmetik ürünlerde sık sık gördüğümüz, isimlerine aşina olduğumuz bileşenlere bakalım.
Hyaluronik Asit Tek Başına Yeter mi?
Hyaluronik asit, güçlü su bağlama kapasitesiyle son yılların en sevilen içeriklerinden biri. Etkisi molekül büyüklüğüne göre değişebiliyor.
30–60 yaş arası 76 kadınla yapılan 60 günlük bir çalışmada, farklı molekül ağırlıklarında %0,1 hyaluronik asit içeren kremler göz çevresine uygulanmış. Kırışıklık derinliğindeki anlamlı azalma, düşük molekül ağırlıklı formlarla ilişkilendirilmiş; araştırmacılar bunu küçük moleküllerin cilde daha iyi nüfuz edebilmesine bağlıyor (Pavicic vd., 2011).
Gliserin?
Belki de en az konuşulan ama en çok çalışılmış nemlendirici ise gliserin. Kapsamlı bir derlemede gliserinin cildin üst tabakasındaki nemi ve bariyer işlevini desteklediği, cildi tahriş edici etkenlere karşı korumaya yardımcı olduğu aktarılıyor (Fluhr vd., 2008). Üstelik cildimizin kendi yapısında da doğal olarak bulunan bir molekül.
Aloe Vera
Aloe vera için de umut verici veriler var. Bir çalışmada aloe vera özü içeren formüller, iki haftalık kullanımın sonunda cildin üst tabakasındaki su miktarını artırmış; araştırmacılar bu etkinin büyük olasılıkla nem çekici bir mekanizmayla gerçekleştiğini düşünüyor (Dal'Belo vd., 2006).
Her Yağ Cilde İyi Gelir mi?
Bitkisel yağların cilde etkisini inceleyen bir derleme, yağların yağ asidi profiline göre farklı davrandığını vurguluyor. Özellikle hassaslaşmış ciltte, oleik asit oranı yüksek ve linoleik asit oranı düşük yağların üst tabakaya ek yük bindirebileceği; linoleik asitten zengin yağların ise olumlu etkiler gösterebileceği belirtiliyor (Lin vd., 2017).
Bize göre iyi bir formül, tek bir yıldız yağa yaslanmaz. Biz bu yüzden üzüm çekirdeği, kuşburnu, makademya ve jojoba gibi farklı yağ asidi profillerine sahip yağları bir arada kullanmayı tercih ediyoruz. Cilde tek bir şey değil, dengeli bir menü sunmak istiyoruz.
Cilt Nasıl Nemlendirilir? Adım Adım Rutin
Buraya kadar konuştuklarımızı gündelik bir rutine dönüştürelim mi?
Her Şey Temizlikle Başlar
Sert bir temizlik, sonrasında süreceğiniz kremin telafi etmeye çalışacağı kaybı baştan yaratır. Cildinize nazik davranan ve sert kimyasallar içermeyen bir ürünle temizleyin. Soracağımız soru şu: Yıkadıktan sonra cildiniz rahat mı?
Tonik: Arada Kalan O Küçük ama Etkili Adım
Tonik çoğumuzun atladığı bir adım. Oysa biz onu cildi kreme hazırlayan nemli bir ara katman olarak görüyoruz.
Kombucha Yüz Toniğimiz gül ve biberiye hidrosolleri, turp kökü fermenti ve aloe vera suyu içeriyor. Temiz cildinize birkaç kez püskürtün, cildiniz hâlâ hafif nemliyken kreminize geçin. Hidrosolleri merak ediyorsanız, Hidrosol Nedir? yazımız tam size göre.
Krem: Cildinizin Diline Göre
Cildiniz gergin, donuk ve susuz hissediyorsa The Glow iyi bir yol arkadaşı olabilir. Formülünde nem çekici tarafta gliserin ve hyaluronik asit (sodyum hyaluronat), yumuşatıcı tarafta kuşburnu, makademya ve üzüm çekirdeği yağları, kapatıcı örtü tarafında ise shea yağı var. Yani yukarıda konuştuğumuz üç görevi tek adımda karşılıyor.
Daha hafif bir doku arıyorsanız Kombucha Yüz Bakım Kremimizi tercih edebilirsiniz. Makademya, üzüm çekirdeği ve zeytinyağıyla cildinizi beslerken ağırlık hissi bırakmıyor.
Sabahları: Son Adımı Unutmayın
Güneş, cilt bariyerini en çok zorlayan dış etkenlerden biri. Sabah rutininizi kreminizden sonra bir güneş koruyucuyla tamamlamanızı öneriyoruz. Neden kışın da vazgeçmememiz gerektiğini Güneş Kremi Neden Her Gün Kullanılmalı? yazımızda anlatmıştık.
Akşamları: Nemi Mühürleyin
Cildin geçirgenliğinin akşam saatlerinde daha yüksek olduğunu yazmıştık. Biz bu yüzden akşam rutininin son adımına biraz daha özen gösteriyoruz.
Night Elixir su içermeyen, tamamen yağlardan oluşan bir formül. Bu yüzden kreminizin üzerine, rutininizin en son adımı olarak sürülmek üzere tasarlandı. Avucunuza 3–4 damla alın, ellerinizi birbirine sürterek ısıtın ve yüzünüze bastırarak uygulayın. Kreminizle cildinize kazandırdığınız nemin üzeri, ince bir yağ örtüsüyle korunmuş olur.
Yağlı Cilt Nemlendirici Kullanmalı mı?
Hatırlayın, parlayan bir cilt de susuz kalabilir. Böyle ciltlerde çözüm çoğu zaman daha fazla yağ değil, daha fazla nem desteği. Tonik ve hafif bir krem (örneğin Kombucha Yüz Bakım Kremi) çoğu zaman yeterli oluyor. Yağ bazlı son adımı ise sadece gerginliğin en çok hissedildiği akşamlarda ve sadece yanaklara uygulamayı deneyebilirsiniz.
Peki Kombucha Bu Resmin Neresinde?
Neredeyse tüm yüz bakım ürünlerimizde kombucha kullandığımızı biliyorsunuz. Kombucha, şekerli çayın bakteri ve maya kültürüyle fermente edilmesiyle elde ediliyor. Bu fermantasyonun sonucunda organik asitler ve çay polifenolleri gibi bileşenler ortaya çıkıyor (Jayabalan vd., 2014).
Kombuchayı bu yüzden seviyoruz: Formülün sıvı kısmını bu besleyici fermentle oluşturmak bize anlamlı geliyor.
Bu alandaki çalışmaları yakından takip ediyoruz. Merak ederseniz Kombucha ve Postbiyotik Cilt Bakımı yazımızda konuyu daha derinlemesine ele almıştık.
Son Olarak…
Cildi nemlendirmek, çoğu zaman daha yoğun bir krem bulmaktan değil, cildinizi dinlemekten geçiyor. Nazik bir temizlik, nemli bir ara adım, cildinizin diline uygun bir krem ve akşamları o nemi koruyan küçük bir dokunuş.
Hepinize çokça sevgiler,
Mavili Kapı Ailesi
Sıkça Sorulan Sorular
Kuru cilt ile susuz cilt arasındaki fark nedir?
Kuru cilt, cildin yeterince yağ (lipit) üretmediği bir cilt tipidir ve mevsimden mevsime pek değişmez. Susuz cilt ise cildin en üst tabakasındaki suyun azaldığı geçici bir durumdur; yağlı ciltler dahil her cilt tipinde görülebilir.
Yağlı cilt nemlendirici kullanmalı mı?
Evet. Cildin yüzeyindeki yağ (sebum) ile cildin üst tabakasının tuttuğu su farklı şeylerdir; parlayan bir cilt de susuz kalabilir. Yağlı ciltlerde tonik ve hafif dokulu bir krem çoğu zaman iyi bir başlangıçtır.
Nemlendirme rutininde doğru sıra nedir?
Nazik bir temizlik, ardından tonik, sonra cildinize uygun bir krem. Sabahları güneş koruyucuyla, akşamları ise dilerseniz nemi mühürleyen yağ bazlı bir son adımla rutininizi tamamlayabilirsiniz.
Bol su içmek cildi nemlendirir mi?
Sistematik bir derlemeye göre kanıtlar zayıf olsa da ek su tüketimi cildin üst tabakasındaki nemi hafifçe artırabilir; etki özellikle az su içen kişilerde daha belirgindir. Ancak su içmek tek başına bir bakım rutininin yerini tutmaz.
Kaynaklar
- Akdeniz M, Tomova-Simitchieva T, Dobos G, Blume-Peytavi U, Kottner J. Does dietary fluid intake affect skin hydration in healthy humans? A systematic literature review. Skin Research and Technology, 2018;24(3):459–465. PMID: 29392767
- Ananthapadmanabhan KP, Moore DJ, Subramanyan K, Misra M, Meyer F. Cleansing without compromise: the impact of cleansers on the skin barrier and the technology of mild cleansing. Dermatologic Therapy, 2004;17(Suppl 1):16–25. PMID: 14728695
- Dal'Belo SE, Gaspar LR, Maia Campos PMBG. Moisturizing effect of cosmetic formulations containing Aloe vera extract in different concentrations assessed by skin bioengineering techniques. Skin Research and Technology, 2006;12(4):241–246. PMID: 17026654
- Engebretsen KA, Johansen JD, Kezic S, Linneberg A, Thyssen JP. The effect of environmental humidity and temperature on skin barrier function and dermatitis. Journal of the European Academy of Dermatology and Venereology, 2016;30(2):223–249. PMID: 26449379
- Fluhr JW, Darlenski R, Surber C. Glycerol and the skin: holistic approach to its origin and functions. British Journal of Dermatology, 2008;159(1):23–34. PMID: 18510666
- Jayabalan R, Malbaša RV, Lončar ES, Vitas JS, Sathishkumar M. A Review on Kombucha Tea—Microbiology, Composition, Fermentation, Beneficial Effects, Toxicity, and Tea Fungus. Comprehensive Reviews in Food Science and Food Safety, 2014;13(4):538–550. DOI: 10.1111/1541-4337.12073
- Lin TK, Zhong L, Santiago JL. Anti-Inflammatory and Skin Barrier Repair Effects of Topical Application of Some Plant Oils. International Journal of Molecular Sciences, 2017;19(1):70. PMID: 29280987
- Pavicic T, Gauglitz GG, Lersch P, Schwach-Abdellaoui K, Malle B, Korting HC, Farwick M. Efficacy of cream-based novel formulations of hyaluronic acid of different molecular weights in anti-wrinkle treatment. Journal of Drugs in Dermatology, 2011;10(9):990–1000. PMID: 22052267
- Rajkumar J, Chandan N, Lio P, Shi V. The Skin Barrier and Moisturization: Function, Disruption, and Mechanisms of Repair. Skin Pharmacology and Physiology, 2023;36(4):174–185. PMID: 37717558
- Rawlings AV, Harding CR. Moisturization and skin barrier function. Dermatologic Therapy, 2004;17(Suppl 1):43–48. DOI: 10.1111/j.1396-0296.2004.04S1005.x
- Yosipovitch G, Xiong GL, Haus E, Sackett-Lundeen L, Ashkenazi I, Maibach HI. Time-dependent variations of the skin barrier function in humans: transepidermal water loss, stratum corneum hydration, skin surface pH, and skin temperature. Journal of Investigative Dermatology, 1998;110(1):20–23. DOI: 10.1046/j.1523-1747.1998.00069.x

